Çemberlitaş
Çemberlitaş ya da Constantin Sütunu Bizans’ın merkezi ve simgesi olarak bilinir ve sayılır.
Çemberlitaş ya da Constantin Sütunu Bizans’ın merkezi ve simgesi olarak bilinir ve sayılır. Bizans’ın Constantin tarafından fethinin (18 Eylül 324) ve kutsamasının (8 Kasım 324) bir işaretiydi.
Aynı zamanda başkaca kutsal emanetlerin biraraya getirildiği bir gizemler noktasıydı. Bizans inanışlarına göre Constantin sütununun temelinde Truva’dan gelme tanrıça Pallas Atina’nın tahtadan yapılmış heykelini, Hz. Nuh'un asasını, Hz. Musa’nın sular fışkırttığı taşı, Hz. İsa’nın ekmekler dağıttığı günden kalan yedi ekmeğin kırıntılarını gömdürmüş ve temeli kendi elleriyle kapatmıştı.
Tepesinde yükselen ve Apollon’a benzetilen Constantin’in heykelinde de İsa’nın çarmıhından bir parça bulunduğuna dair inanışlar da vardı. 1105 yılında heykel kopan bir fırtınada birkaç kişiyi de ezerek yıkılıyor sonraki yıllarda İmparator I. Manuel Comnenos’un emriyle sütun tamir ediliyor.
1779 yılında I. Abdülhamit’in emriyle çemberler yenileniyor. Çemberlitaş ve altında bulunduğu söylenilen iç oda ile ilgili yorumlardan biri de Haluk Egemen Sarıkaya’dan gelmektedir. "Mabet prototipine uygun her kutsal yapı gibi, Çemberlitaş’ın da yer altı agarta sistemiyle ilişkisi olması sözkonusudur." Bu savı ile ilgili olarak 1930’lu yıllarda Çemberlitaş civarında yapılan bir arkeolojik kazı sonucu labirent şeklinde bazı dehlizlere rastlandığını bu noktadan hareket edildiğinde Çemberlitaş’ın İstanbul’un altındaki dehlizlere açılan bir kapı bir giriş hatta bir enerji noktası işlevini gördüğünü de eklemektedir.
kaynak : istanbul.com
- Görüntüleme: 13191